26.07.2016

İLÇE TARİHİ

Aziziye (Ilıca) lçesinin ilk yerleşme yeri, Karasu ile Pulur Çayı arasındaki verimli bölgedir. Bu bölgenin sınırları içinde yer alan Karaz (Kahramanlar Köyü)'da yapılan kazılar ve arkeolojik araştırmalar buradaki hayatın Milattan Önce 4000 yıllara kadar uzandığını göstermektedir.
               Aziziye (Ilıca) sırayla; Huriler, Hayaşa, Azzi Kralığı, Urartular (M.Ö. 900-600), İskitler, Medler ve Perslerin istilasına uğramıştır. M.Ö. 65 yıllarında Romalıların hakimiyetine geçmiştir. M.S. 1040 ile 1063 yıllarında Büyük Selçuklu Devleti Komutanlarından İbrahim Yınal ile Kutalmış, Erzurum'u ele geçirmek için Ilıca'da ordugah kurmuşlardır. Malazgirt Zaferinden sonra Ilıca tamamen Türklerin eline geçmiştir.
              1080 yıllarında Ilıca'yı ele geçiren Saltukoğulları Kaplıcaların etrafını kerpiç duvarlarla çevirmişlerdir. 1230 yılında Konya Selçuklularının eline geçen Ilıca, 1242 yılanda Anadoluyu istila eden Moğollar tarafından yağmalanmış, Moğol Kumandanı Baycunoyan karşı koyan halkı ve idarecileri çermiklerde (Kaplıca)  boğdurmuştur.
              İlhanlı Hükümdarı Kazan Han (1295-1304) Ilıca'yı ele geçirerek, burada kaynayan sıcak suyun keskin kaya parçalarını kırdırmış, Gürcistan'dan gelen Seyit Baban tarafından kil,kum ve Aşkale yakınlarından çıkarılan toprak karışımı ile sıcak suyun etrafına düzgünce bir havuz yaptırmıştır.
              1385 Yılanda Ilıca, Kara koyunlu Hükümdarı Kara Mehmet, 1387'de Timur un eline geçmiştir. Osmanlıların eline geçtik ten sonra Osmanlı Sultanları Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman doğu seferinde Ilıca'yı konaklama yeri olarak kullanmışlardır. Bazı kaynaklara göre Kanuni Sultan Süleyman Kaplıcalarda yıkanarak buraya "Çermük-İl" demiştir.
             Osmanlı Devletinin Sınırları içerisinde Çermük (Ilıca) Erzurum'un 9 köylü bir nahiyesi idi.
              Romalılar  döneminden önce " Karloi Karnak" adını alan Ilıca'nın ismi halkın kaplıcaya "Çermik" demesinden ileri gelmektedir.
               Bir çok kez işgal ve istilaya uğrayan Ilıca; 1 Cihan Harbinde General Yudeniç kumandasındaki Rus Ordusunun 16 Şubat 1916 günü Erzurum'u işgaliyle geri çekilen Türk Ordusunu takip ederken 16-17 Şubat 1918 gecesi vukuu bulan şiddetli çarpışmalardan sonra Rusların eline geçti. Rus Askeri ,Tarihçisi Korsun " Erzurum Operasyonu" adlı eserinde "18 Şubat Saat 14.00'da 156. Elizavetplski  Piyade Alayı öncü kuvvetlerinin Ilıca'yı ele geçirdiğini yazmaktadır. Böylece Rus İşgaline düşen Ilıca'da ahali kış ayının şiddetine rağmen Erzincan üzerinden Kayseri, Adana, Sivas ve Tokat gibi iç bölgelere gittiler. Bu göç esnasında soğuktan ve açlıktan çok sayıda Türk yollarda hayatını kaybetmiştir.

      Aziziye (Ilıca) için 17-18 Şubat 1916'da başlayan bu acılı günler 2 yıl kadar devam etti. Erzurum'u işgal eden Rusların 1917 Bolşevik İhtilalinden sonra çekilip burayı Ermenilere bırakmaları neticesinde zulüm ve felaketlerin ardı arkası kesilmemiştir.
            Ilıcada da Ermeni vahşeti bütün gücü ile kol gezmişti. Öldürülen insanlar Camii avlusunda (Eski Camii) istiflenerek yakılmıştır. Ahmet Refik Bey 1918'de Erzurum'a giderken Ilıcadan da geçmiş ve ölenlerin sayısının 2000 civarında olduğunu nakletmiştir.
             Bu arada Suşehri'nde bulunan 3. Ordu Komutanı Vehip Paşa 10 Ocak 1918 de 1. Kafkas Ordusu Kumandanı Kızım Karabekir'e Erzincan, Erzurum, Sarıkamış yönünde hareket emrini verir. Türk Ordusu Rus Ordusunun boşalttığı bölgelerde Ermeni Mezalimini haber aldıkça uykuya, açlığa ve kışa bakmadan ilerledi 6 Mart'ta Mama Hatun'a gelen  1. Kafkas Kolordusu, Ermeni Vahşet ve Mezaliminin Erzurum Bölgesini de silip süpüreceğini düşünerek Suşehri'ndeki Ordu Kumandanlığından hareket için  emir ister ve 7 Martta Erzurum'daki Ermenilerin reisine, 1877 sınırına kadar olan yerlerin Türkiye'ye ait olduğunu, karşı çıkacak silahların asi sayılacağına ve en geç 9 Mart 1918 akşamına kadar Erzurum'un teslim edilmesi gerektiğini bildirir

              Kolordu Karargahını Ilıca'nın batısında bulunan ilçeyi bağlı Alaca Köyüne Taşıyan Kazım Karabekir, Burada Ermeniler tarafından yapılan katliamı şöyle anlatmaktadır: "Köyü dolaştım Facianın en müthişi burada idi süngülenmiş veya yakılmış cesetlerin başındaki ağlama ve bağrışmalar insanın tüylerini ürpertiyordu.Süngülenmiş memedeki çocukları kucağına almış bazı analar saçlarını yoluyorlardı. sanıyorum ki yer yüzünde bu kadar feci bir sahneyi gören gözler pek mahtutdur."
           Alaca gerçekten Erzurum köyleri arasında en fazla tahribata ve insan kaybına uğrayan köylerdendi.
             (1986 Yılında yapılan kazıda 278 insana ait kalıntılar bulunmuş Ermeni  vahşeti Basın Yayın araçları ile kamuoyuna duyurulmuştur.)
              Kazım Karabekir Paşa Ordu Kumandanı'nın bir hafta beklenmesi emrine rağmen durumun vahameti karşısında 10 Martta harekete devam etme kararını verdi 11 Mart sabahı güneş doğmadan Türk Ordusu ileri harekete başladı Saat 06.00'da Ilıca'nın 500 mt batısından Ermeniler Türk Ordusuna ateş açmışlarsa da 15 dk içerisinde geri püskürtüldüler Ilıca'ya cepheden, güneyden ve Ağaver Köprüsünün kuzeyinden hücuma geçen Türk Ordusu, 2 Saatte yakın süren şiddetli çarpışmalardan sonra Saat 08.00'de Ilıcaya girerek buraya 2 yıl sonra yeniden Ay Yıldızlı  Bayrağımızı astılar ve böylece 11 Mart 1918'de Ilıca'nın esaret günleri sona erdi.
               Öte yandan Mustafa Kemal Paşa ve Arkadaşları Milli Mücadele Yıllarında, Erzurum'a teşriflerinde 3 Temmuz 1919 günü ikindi üzeri Ilıca'ya varmışlar ve trenden inerek kaplıcaların önünde bir kahve içmişlerdir.
            Cumhurbaşkanımız Sayın; Abdullah Gül'ün onayladığı 5747 sayılı, "Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" onaylandı ve artık İlçemizin Adı AZİZİYE olarak değiştirilmiş oldu. Dadaşkent ve buna bağlı 7 mahalle  ilçemize katılarak, ilçemizdeki köy sayısı 49, mahalle sayısı 31 olmuştur.

 

SOSYAL DURUM 
ILICA : Erzurum'un kuzeyinde şirin bir ilçedir.Şifalı  Kaplıcalarıyla, Ünlü olup kaplıcaların başlıca romatizmal, cilt ve beslenme bozuklarına karşı şifalı olduğu bilinmektedir. Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramaktadır.
            Son yıllarda kaplıcalarda yapılan bakım ve onarım çalışmaları devam etmektedir. ve bu onarımın bitmesi sabırsızlıkla beklenmektedir.
            Yaz aylarında kaplıcalar yakınında bulunan park ve bahçelerde insanların kaplıca sefasından sonra semaverlerini yakıpta, Erzurumlu gibi kıtlama ve limonlu çay keyfi bambaşka olur., çok kısa geçen yaz aylarında insanlarımız kaplıca keyfini doyasıya yaşamaktadırlar. gerçi kış aylarında da kaplıcalarımız hizmet vermektedir. Kış aylarının çok şiddetli olması hiçte insanımızın kaplıca keyfini etkilemez hatta kışın kaplıca keyfi daha iyi olur eksi kırk derece soğukta o sıcacık kaplıcaya giripte güzel bir ter atmak insana dışardaki soğuk havayı unutturur. 

Sosyal Durum

İlçemiz merkezindeki binaların bir kısmı kar gir bir kısmı karkas'tır.İlçemiz merkezinde yaklaşık 2300 adet konut bulunmaktadır.. Bu konutların %40 kadarı yeni yapı diğerleri eski yapı ve gece kondu niteliğindedir. Son zamanlarda modern binalar yapılmış ise de plansız ve çarpık bir şehirleşme söz konusudur. Ayrıca 2000 nüfus sayımı sonuçlarına göre ilçemizde hane halkı sayısı 2005 dir
       İlçemiz merkezinde kanalizasyon ve içme suyu mevcuttur. Bu konudaki alt yapı çalışmaları tamamlanmıştır.
     Köylerimizin bazılarında kanalizasyon ve içme suyu bulunmakta, bütün köylerimizin kanalizasyon ve içme suyuna kavuşması için çalışmalar devam etmektedir.
      İlçe merkezi dahil bütün köylerimiz elektriğe kavuşmuştur.İlçe merkezi ile bağlı 63 adet köyde otomatik telefon hizmeti yapılmaktadır.
      İlçemiz merkezinde bulunan bir adet sağlık ocağı ile Bey pınarı, Çiğdemli, Taş pınarı, Yoncalık ve Toprak kale köylerinde bulunan 5 adet sağlık ocağı ayrıca, Kahramanlar,, Demirgeçit, Ömertepe, Sarıyayla, Alaca, Alaybeyi, Başçakmak, Başkurtdere, A.Canören, Bingöze, Rizekent ve Gelinkaya köylerinde bulunan 12 adet sağlık evi ile  sağlık hizmeti verilmektedir. İlçemizde hastane ve dispanser bulunmamaktadır.Ilıca merkezinde yapılmakta olan yeni il tipi sağlık ocağının inşaatı mahalli imkanlar ile devam etmektedir.
      Bahse konu sağlık tesislerinde toplam 12 adet doktor, 11 adet sağlık memuru, 14 adet hemşire, 2 adet çevre sağlık teknisyeni, 11 adet ebe, 1 adet lab.tek. ile  1 adet memur, 6 adet şoför ve 5 adet hizmetli olmak üzere toplam 63 adet personel istihdam edilmektedir.
Mezkur sağlık tesislerinde 2 adet ambulans,  1 adet Land-Rower marka ambulans ve 1 adet otomobil olmak  üzere toplam 4 adet taşıt bulunmaktadır.  
      İlçemizde 2 adet özel öğrenci yurdu mevcuttur. Ayrıca bir adet Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu ile biri kız ve biri erkek olmak üzere iki adet Kur’an kursu bulunmaktadır.
       İlçemizde aşiret, şeyh ve ağalık sistemi bulunmadığından bunların halk üzerinde etkileri de söz konusu değildir.
Yöresel Şivesi genellikle halk arasında aynı şive ile konuşlanır. Erzurum Halk ozanlarının dilinden konuşma ağzına ve şivesine göre çok güzel şiirler yazılmıştır.
Genelde büyükler içer “kıtlama çay”. muhtemelen çaya şeker katılmaz ve kesmeşekerden bir parça “kıtlanır”, daha sonra çay içilir,sırf bunlar için kesmeşeker makasları, satılır. Erzurum şekeri denen şeker normal şekerin 3 katı büyüklükte olup çayın içine atarsan erimesi dakikalar alır. Erzurum'da oturulan ve çay istenen herhangi bir kahvede çayın kaşıksız gelmesine sebep olan çay içme şekli(çay kaşığı istesen izde çözüm olmaz,çünkü kahvede normal şeker yoktur,
KADAYIF DOLMASI ;Tel kadayıfın içine ceviz konulmak suretiyle sarılarak hazırlanan dolma önce yumurtaya bulanıp yağda kızartılır ardından şerbeti eklenip afiyetle yenir. İçinin cevizinin toz şeker ile karıştırılması, tel kadayıfının taze ve uzun lifli olması, kırık ve kırpıntı kadayıftan yapılmaması, cevizli için  yarım yarım değil de dolmayı dolduracak kadar bol olması, kızartıldığında saçaklar parçalar çıkmayacak şekilde muntazam sarılması ve kızartılması(bunun püf noktası, kadayıfı sarıp sonra gerçekten kızgın yağda kızartırken her dolmayı önce tavanın kenarında yan yüzeye bitişik olarak ve kaşıkla çevirerek kızartmak, böylece dışını zırhlanmaktır. Dışının kalın ve kabuksu ve sert olmaması, şerbetinin de içine sinmiş olması ancak içi bayacak kadar reçel gibi olmamasıdır.
ramazanda iftarların demirbaşlarından olup ayran aşı ile sofrada arz-ı endam eder. tatlının hafif gibi iyi niyetli bir sıfatla nitelendirilmesi, herhalde ancak ondan bir, bilemedin iki tane yemekle iktifa edebilecek kadar nefsine sahiplere nasiptir ve mükellef bir yemek üstüne rahatlıkla minimum 5  tanesini birden yiyebileceksiniz.

 

İLÇEDE EKONOMİ
İlçemiz nüfusunda görülen azalmanın tek nedeni halkımızın ekonomik zorluklar nedeniyle batıdaki illere göç etmesidir. İlçemizde yaşanan bu göç İlimizin tamamında da görülmektedir.
Aziziye sanayi yönünden diğer ilçelere göre en gelişmiş seviyededir.. İlçede sanayi kuruluşu olarak, Kamuya ait Şeker Fabrikası, özel sektöre ait Süt Fabrikası (faaliyetine ara vermiştir) ile Doyasan Yağ Fabrikası (faaliyetine ara vermiştir), İpragaz ve Milgaz Likitgaz Dolum Tesisleri, Aygaz Likit Gaz Deposu, Metin-İş Tarım Aletleri Makine Sanayı, Elmalı  Şekerleme  Fabrikası, Köseoğlu Çanta ve Bavul Sanayi Atölyesi ile Yüksel Mobilya ve Lale Mobilya adlarında ahşap ve mobilya atölyeleri mevcuttur.
Aziziye'de bulunan Şeker Fabrikası İlçenin ekonomik kalbidir. 1500 ton/gün kapasite ile 1956 yılında kurulan fabrikanın kapasitesi 1975 yılında 3000 ton/gün miktara çıkarılmıştır.
 
1976 yılında bitkisel yağ üretmek amacıyla faaliyete başlayan Doğu Yağ Sanayi ve Tic.A.Ş.ne ait (Doyasan) fabrikanın kapasitesi  yıllık 30.000 ton dur. Fabrika faaliyetine ara vermiştir.
İpragaz ve Milgaz dolum tesislerinde Doğu Anadolu Bölgesindeki halkın ihtiyacı olan likit petrol gazlarının dolumu ile bakım ve onarımı yapılmaktadır.
Aziziye İlçesinin Erzurum İli merkezine çok yakın olması nedeniyle ticari yönden Erzurum ile irtibatı daha fazla olup, pazar olarak Aziziye değil Erzurum ili kullanılmaktadır.
İlçemizin Dadaşkent Belediyesi ile birleşmesinden kaynaklanan Organize Sanayi Bölgesi de İlçemiz sınırları içerisinde yer almıştır. Organize sanayi bölgesinde yer alan kuruluşlar, Türksel bölge temsilciliği,Avea bölge temsilciliği, Mobilya, Kargo taşıma ambarları, Yem fabrikası, Un fabrikası gibi kuruluşlar vardır.
Halıcılık sektöründe istihdamı artırıcı çalışmalara katkıda bulunmak, halıcılıkla ilgili her türlü mal ve hizmet üretmek, pazarlamak ve halıcılığın gelişimini sağlamak amacıyla 1983 yılında kurulan Sümer   Halı Bölge Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslarda üretilen Hereke cinsi halılar kurumun bağlı bulunduğu Genel Müdürlük tarafından pazarlanmaktadır. Bu kurslar sayesinde yöre halkına halı dokunması öğretilmekte ve aile ekonomisine fayda sağlanmaktadır.   
İlçemizde bulunan vergi mükellefleri için 2007 yılına ait tahakkuk eden vergi 8.095.254.99YTL.-YTL olup, tahsil edilen vergi miktarı         5.313.423.51.-YTL'dir.Mükellef  sayısı 657’ dir.
Aziziye'de bulunan kaplıcaların da ticari yönden yöre halkına faydalı olduğu kuşkusuzdur.
Ayrıca, köylerimizin birçoğunda Köy_Tür Tavukçuluk Sanayi adına faaliyetini sürdüren tavuk çiftlikleri de bölge halkına gelir sağlamaktadır.
İlçede fuar, sergi ve panayır bugüne kadar açılmamıştır.
Aziziye'de kurulmuş olan kamuya ait Tarım Kredi Kooperatifi ile Şeker Fabrikası mensupları Tüketim Kooperatifi bulunmaktadır.

 

ULAŞTIRMA
        Aziziye İlçesi  E-80 karayolu üzerinde kurulmuş Büyükşehir’ e bağlı merkez İlçe konumundadır..Mezkur yol ile Erzurum ili ve Aşkale İlçesine bağlanmaktadır. Kars- İstanbul arası demiryolu ilçenin içinden geçmektedir. Merkez köy yollarının hepsi asfaltlanmıştır. Ovacık grubunda bulunan köy yolları ise stabilizedir.Yeni yapılan çevre yolu  ilçe sınırları içerisinden geçmektedir.
İlçe merkezi ve merkez köylerinde bütün TV kanalları izlenmekte, ovacık bucağına bağlı köylerde ise yalnızca TRT yayınları izlenmektedir.
 
İLÇEMİZDEKİ TELEFON HABERLEŞME DURUMU (25/01/2005 tarihi itibariyle)
S.NO
SANTRAL ADI
KAPASİTESİ           
BAĞLI ABONE SAYISI
1)      
 Aziziye
2.810                       
2650
2)      
 Çiğdemli
500                           
300
3)      
 Çavuşoğlu
500                            
290
4)      
 Rizekent
256                           
140
5)      
Toprakkale
500                             
280
6)      
Kuzuluk
500                           
230
7)      
Sarıyayla
500                           
300
8)      
Yoncalık
500                          
320
9)      
Alaca
256
160
10) 
Başçakmak
304
110
 
TOPLAM
6.626
4780
Toplam 49 adet köyümüzün hepsi otomatik telefon santral şebekesine bağlı olup, faal şekilde çalışmaktadır.  
  
COĞRAFİ DURUM
      Erzurum İlinin batısında bulunan Aziziye'nın kuzeyi İspir İlçesi, güneyi Erzurum, doğusu Erzurum, Batısı Aşkale İlçesi, kuzey doğusu Tortum İlçesi ve kuzey batısı Bayburt ili ile sınırlıdır.
Erzurum ovası üzerinde kurulu bulunan Aziziye'nın batısında Daphan Ovası bulunmaktadır. Aziziye İlçesi'nin kuzeyi 3.288 m. Yükseklikteki Kargapazar dağları ile çevrilidir. Aziziye ve merkez köyleri Erzurum Ovası ve Daphan Ovası üzerinde bulunmakla birlikte, kuzey tarafta bulunan Ovacık bucağı dağlık ve engebelidir.
 
Aziziye'nın toplam yüzölçümü 1.686.72 km2  olup, rakımı 1812'dir.
İlçemiz sınırlarından geçen akarsular şunlardır :
KARASU : Dumlu dağından doğup, Aşkale Tecer köyünden fırata karışır. Kargapazar kaynaklarından gelen Köşk, Palandökene inen Pulur ve İlçemiz sınırlarından geçen Serçeme çayları ile birleşir. Fırat nehrinin bir kolu olan Karasu'nun toplam uzunluğu  185 km olup , ilimiz sınırları içindeki uzunluğu 140 km'dir. Debisi 44 m3/sn.'dir.
SERÇEME ÇAYI : Karasu'nun kolu olan Serçeme çayının başlangıç noktası Yıldız Dağı olup, Aşkale yakınlarındaki Çağdariç  köprüsünde Karasu'ya karışır. Toplam uzunluğu 69 km. olup tamamı ilimiz sınırları içinde kalmaktadır. Debisi 9 m3/sn.dir.
PULUR ÇAYI : Karasu'nun bir kolu olan Pulur çayı   Tabye dağından doğup, Aziziye yakınlarında Karasu'ya karışmaktadır. Toplam uzunluğu 43 km. olup, tamamı ilimiz sınırları içinden geçmektedir. Debisi 2 m3/sn.dir.
İlçemiz sınırları içerisinde tabii göl bulunmamaktadır. Ancak Kuzgun Baraj Gölü ile Merkez Söğütlü köyü yakınında sulama amaçlı yapılan gölet mevcuttur.
Aziziye ,Erzurum iline çok yakın olduğu için aynı iklim özelliklerine sahiptir. Karasal iklim hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve yağışsız kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Rakım yüksek olduğu için kış mevsimi yılın yarısından daha uzun süreyi içine alır. Buna karşılık yaz mevsimi kurak ve çok kısa sürer. Özellikle kış mevsiminde karasal iklimin karakteristik özelliğine uygun şekilde gece ve gündüz sıcaklık farkları çok fazladır. İlk bahar ve sonbahar çok kısa yaşanır ve genellikle yağışlı geçer.
Aziziye ilçesinin büyük bir kısmı tabii step sahalarını içine alır. Yüksek kısımlarda dağ çayırları yer alır. Ormanlık alan çok azdır. Yalnız ovacık grubu tarafında bir miktar ormanlık alan bulunmaktadır.
Aziziye 400 enlemi ile 400 boylamı içinde bulunmaktadır.